Pazarlama Stratejileri Blog - Mehmet Subaşı

a marketing visionary focusing on webmarketing strategies

Pazarlama Stratejileri Blog - Mehmet Subaşı header image 2

Müşteri kazanmak zor, kaybetmek çok kolay!

September 19th, 2005 · 1 Comment

Dün sabah Pazar kahvaltısı için eşimle birlikte Seyidoğlu’na gittik. Genelde pazar kahvaltısında tercihim su böreği olduğu için yine aynı şeyi istedim. Genelde Seyidoğlu’nu çok tercih etmesem de beğenirim. Tercih etmememin sebebi, öncelikli tercihlerimin olması… Yani öncelikli tercihlerimin olmadığı yerde Seyidoğlu’nu tercih ediyorum. Fakat sanırım bir daha tercih etmeyeceğim. Sebebine gelince, servis yaptıkları su böreği, kurumuş, yanmış, soğumuş akla gelebilecek her türlü olaya mariz kalmış, kısacası bir su böreğinin başına gelebilecek her şey gelmişti. Tabi bizim Pazar kahvaltısı keyfide kaçtı. Kahvaltıyı yarım bırakarak mağaza yöneticisini bularak durumu izah ederek, sebebini sordum.

Bunu sormamın sebebi de bu kuruluşun kalite belgelerinden, üretimin kalitesinden hijyenden bahsederken, hatta markanın sloganını “yarım asırdır, lezzet üretiyor” seçerken, müşteriye böyle bir deneyim yaşatmalarından rahatsız olup, olmadıklarını görmek istememdi. Önce beni dinledikten sonra, tezgahtara dönüp “-Börekte bir şey var mıydı?” diye sordu. Tezgahtarda “- evet, biraz kurumuştu” dedi. Sonra bana dönüp, “-biraz kurumuş” dedi. Sadece bu kadar. Ne bir özür, ne bir mantıklı açıklama. Hiçbir şey yok. Acaba duvara astıkları kalite belgesi ne işe yarıyor. Kalite belgelerinin ürettikleri malın kaliteli olduğunu ispatlamadığını çok iyi biliyorum. Üretimdeki süreçlere verildiğini de biliyorum. Ancak onu oraya asan bir markanın, onun sorumluluğunu ve bilincini taşıması gerektiğini düşünüyorum. Bakın marka diyorum. Herhangi bir firma değil. Çünkü ben orada kahvaltı yaptığım için, sıradan bir yere ödeyeceğimden daha fazla bir para ödüyorum. Kaliteli oldukları iddiası için. Ama bugünden sonra, özellikle bu deneyimime firma tarafından verilen cevaptan sonra bir daha buradan alışveriş yapmayı düşünmüyorum. Ne zaman iddia ettikleriyle yaptıkları birbiriyle uyumlu olur, o zaman düşünürüm belki.

Burada sorun Seyidoğlu değil. Bunu birçok firma yapıyor. Kimse de hakkını aramadığı için bir şekilde durumu kabulleniyor. Ama unutmayın ki, bu firmalara kaliteli ve farklı olduklarını
İddia ettikleri için biz bilinçli tüketiciler daha fazla para ödüyoruz. Ve ödediğimiz paranın hakkını da sonuna kadar aramalıyız. Bana göre bu yaşadığım olayda Seyidoğlu, o ürünü yaktıysa, kuruttuysa, çöpe atacak, satışa sunmayacaktı. Çünkü vaadleri standart bir lezzet sunmak olan bu ve bunun gibi firmaların, böyle ucuz ve sağlıksız yolları kullanarak, binbir zahmetle edindikleri müşterilerini kaybetmelerine sevineceklerini hiç sanmıyorum.

Share/Save/Bookmark

Tags: Şikayetim Var

1 response so far ↓

  • 1 msubasi // Sep 22, 2005 at 10:06 am

    Aynası Web Sitesidir Şirketin
    Çok başarılı bir yazı. Konuyla biraz alakasız bir yorumum var.
    Yazıda verdiğin linkten Seyidoğlu sitesine bir bakayım dedim. Ve karşıma çıkan site hiç de kaliteyi ve markayı yansıtan bir site değildi (evet, maalesef ortalaması çok düşük olan Türk orta ölçek şirketleri arasında belki eli yüzü düzgünce bir site diye adlandırılabilir).
    Fakat bu siteye girince zaten bu şirketin pek de kalite vaatlerinin arkasında duramayacağı belli oluyor. Bence bu yöntem birçok şirket için de güzel bir analiz sağlıyor. Düzgün çalışamayan kaliteyi yakalamayan, süreçlerini oturtamayan birçok şirketin web sitesinde de bunun izlerini görebiliyoruz. Kısacası; “Aynası Web Sitesidir Şirketin”

You must log in to post a comment.